reklam
MERHABA SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ KADIN SAĞLIK BAKIM GİBİ BİR ÇOK SİTEMİZDE YAZILARIMIZ VARDIR SİTEMİZ SADECE ÖGRETİM OKUMA İÇİN YAZMIŞ OLDUMUZ BU YAZILARDIR LÜTFEN KADIN SAĞLIK BAKIM GİBİ OKUDUNUZ ÜRÜNLRİ SAKIN DENEMEGİN BİR DOKDORA BAŞ VURMADAN YAPMAYINIZ https://beniokudunmu.blogspot.com.tr/ SİTEMİZ TANITIM ÖGRETMEK OKUMAK AMACI TAŞIMAKDADIRUYGULAMA YAPMAYINIZ SİTEMİZ SORUMLU DEGİLDİR BİRŞEYLER ÖGRENDİSENİZ BİR TEŞEKÜR YETERLİDİR,,,

Agız kokusu boşanmalara sebep olur

Yazar Ahmet Girgin 25 Mayıs 2018 Cuma 0 yorum
Agız kokusu boşanmalara sebep olurmu.

Bazen ağzınızdan gelen kokuyu önemsemirsiniz. Unutmayalım ki, böyle kokular sizin özel hayatınızda büyük sorunlara neden olabilir.

Yapılan bir araştırmada.Boşananların arasında ilk  sıradakiler ağız ve diş kokusu sorunu ile ilgili mahkemeye başvuranlardır.

Agız kokusunda dikkat edilmesi gereken önemini anlatan, diş hekimi Ali Rıza Altun bu sorunun esasen dişte oluşan taşların oluştuğunu, başvuran hastaları ilk olarak ağız muayenesinden geçirdiklerini, DAHA SONRA ise onları tedavi ettiklerini söyledi.

Ağız temizliğine yeterince dikkat edilmemesi, ağız iltihapları, diş eti hastalıkları, çürük dişler, ağız kuruluğu gibi rahatsızlıklar kötü kokuların oluşmasına neden olabileceğini söyleyen doktor diş taşlarının temizlenmesi gerekliliği ve hijyenik olmasının gerekliliği hakkında konuştu.

Eğer ağız kokusu ağız boşluğunda olan mikroplara göre olursa, o zaman yararsız dişlerin çıkarılması gereklidir.
Devamını Oku...

Agrıli adet görmeyi azaltacak sebepler

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Agrılı adet görmeyi azaltacak sebepler.
Ağrılı adet 20 yaşından küçük her 100 kadından 75’inde görülür. Adet sırasında hormonal değişikliklerle ilgili olarak yaşanan sinir, çok hassasiyet gibi duygusal durumlara bir de acılar da ekleniyor. Bu da kadının yaşam kalitesini düşürür.
Kadınların en sancılı dönemlerinden olan ağrılı menstruasyon ( adet kanaması) birçok kadının ortak sorunudur. Karın alt kısmında kramp hissi ile birlikte başlayan ağrılı adet baş ağrısı, kalp çarpıntısı, mide bulantısı, kusma ve ishal gibi belirtilerle kendini gösterir.
Ağrılı adet görmenin iki tipi var. Birinci tip ilk adet ile başlar, ikinci tip menstruasiyada ağrı birkaç gün sonra ortaya çıkar ve bu kez altta yatan başka problemler dikkatte saklanmalıdır.
Ağrılı adet genetik de kabul edilir. Kadının annesi, ya ablasında ağrılı adet yaşanmışsa, bu, diğer bacı risk artıran bir faktördür.
Birinci tip ağrı karnın alt kısmında menstruasyon ile birlikte başlar. Bu ağrı daha keskin olur, arka taraf ve ayaklara da vurur. 12-72 saat içinde azalır.
Bu adet ağrıları sırasında ağrı kesici kullanılır. Ancak kullanırken dikkatli olmak gerekir. Kronik ülser, bağırsak hastalıkları, kronik böbrek hastalıkları olanlar kullanmamalıdır.

Birinci tip ağrılı aybaşı sırasında doğum haplarından da kullanılabilir.
Bir diğer seçenek ise hormonlu spiral olarak kabul edilir. Az yağlı vejetaryen diyeti de adet ağrısını azaltır. E Vitamin ve sporun faydası da vardır.
İkinci tip ağrılı menstruasyon sırasında ise sonradan ortaya çıkan ağrının asıl sebebi aşkarlanmalıdır. Bu nedenler çocukluk ağzındaki darlık, rahim içi dokusunun farklı durumda olması, karın içi enfeksiyon, karın içinde organların normalden fazla kanaması olarak kabul edilir.
Vajına ağzı çok dar olduğunda menstruasyon (adet kanaması) borulardan geriye kan akımı olur.
Adet ağrılarını azaltmak için:
Aybaşıdan bir gün önce ağrı kesici kullanabilirsiniz
Hafif gıdalarla beslenin
Ayaklarınızı sıcak tutun, ılık banyo yapın
Hafif spor hareketleri yapın
Devamını Oku...

Hamilelikte Her üç Kadından 2 si acı cekiyor

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Hamilelikte Her üç Kadından 2 si eziyet cekiyor

Hamilelikte değişen hormon düzeyleri tüm, nahiyelere etkilediği gibi, ellerde de bazı şikayetlere yol açar.

Hamilelik sırasında karpal tünel sendromu (KTS) denilen ve elleri gerçekten yoran Bir dönem başlıyor. Hamileliğin oğlu aylarinda altı rastlanan bu durum uzun süre kalıcı izler bırakır.

Zamanla ellerde “karınca dolaşıyor” hissi, uyuşma, yanma, ağrı gibi belirtilerle kendini gösteren bu sendrom ilerleyen zamanlarda güçsüzlük, hissizlik halleri ACIR. Bu şikayetleri Olan hamileler Bir eşyayı tutmakta zorluk çektiklerini söylüyorlar.

5 aydan sonra hamile kadının vücudunda kaçının artması, su birikmesi, şişme Artır.

Bu yüzden ellerde sinire baskı olur. Bu sendroma ihmal etmek olmaz. Çünkü çok kadın doğumdan 3 yıl geçmesine rağmen hala izlerini barındırıyor.

Doğuştan on iki hafta sonra ağırlık azalma olduğundan ağrılar AZCA azaltabilir. Ancak tam tedavi için 5-8 seansta tamamlanan manuel tedavi ve kinezio bant önerilir
Devamını Oku...

İstenmeyen gebelik (spiral) koydurmak

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Istenmeyen gebelikten korunmak için kadınlara jinekologlar tarafından çok zaman “spiral” koydurmak öneriliyor. Dünyada 106 milyondan fazla kadın “spiral” kullanıyor. “Spiral” bilimsel dilde “lippes lup” denir. Bu aletin spiral şeklinde olması sonradan onun “spiral” adlandırılmasına neden oldu. Buna “rehmdaxili açar” da denir. T şeklinde olan bu alet esasen yeni çocuk dünyaya getirmiş, adet sancısı az olan, düzensiz kanamaları olmayan, kansızlık sorunu yaşamayan kadınlara konur. Spiral takdırmanın en uygun günleri ise adetin ikinci, üçüncü günleridir.

Uzmanlara  göre, “sarmal” istenmeyen hamile kalmayı  önleyen en güvenilir yöntemdir. Ancak “spiral” ı olan kadının da hamile kalmak ihtimali var. Peki bu, hangi durumlarda ortaya çıkabilir?

Konuyla ilgili doktor jinekolog Yayla Babayevanın sözlerine göre, “sarmal” koyduran zaman yüzde 1 oranında hamile kalma şansı var. Eğer “spiral” yerinden oynamışsa, hamile kalmak ihtimali daha yüksek olur: “” Spiral “olduğu halde hamileliğin gerçekleşmesi” spiral “terpendiyi zaman mümkün olabilir. Spiral yer deyişibse, sürüşübse, hamilelik ihtimali artıyor. Bu nedenle spiral qoydurulduqdan 1 ay sonra doktor kontrolünden geçmek lazımdır. “Spiral” ın kaydığını transvaginal ultrason aracılığıyla belirlemek mümkündür. “Spiral” ın kaymasına onun yanlış konulması ile birlikte, doğuştan sonra çocukluk boynunun genişlemesi neden olabilir. Eğer “spiral” konulduğu takdirde hamilelik baş tutubsa, gebelik ilk haftalarda, en geç 3 aylığında sonlandırılmalı ve “spiral” çıkarılmalıdır. Spiral çıkarılmazsa, büyük olasılıkla ki, hamilelik öldürülebilir olabilir. Gebelik devam ederse, spiralı çıkarmak mümkün olmazsa, bu hamilelik sırasında kadın çeşitli infeskiyalara bulaşabilir, suyu çabuk gelebilir ve erken doğum olabilir “.

Jinekolog lara göre, bazı kadınlar “spiral” olduğu halde gebe kaldıkları takdirde  doğurmayı düşünüyorlar. Fakat unutmayın ki, bu çocuğun normal doğum şansı çok azdır. Bu çocukta herhangi bir aksilik mutlaka olacaktır.

Uzman Jenekologlar bildirir ki, “sarmal” ın yan etkileri de olduğundan, bu, her kadına koyulmaz. Spiralin konulması adet sancılarını arttırır. Genel olarak, böyle acılar ve leke şeklinde kanamalar 3 ay süreyle devam eder, ondan sonra tamamen geçer. Ağrı ve kanama 3 ay içinde geçmiyorsa, “sarmal” ı çıkarmak mutlaktır. Çünkü bu, vücudun “spiral” ı kabul etmediği anlamına gelir.

“Spiral” acemi doktor tarafından takılarsa, kadının enfeksiyon bulaşması ve rahminin delinmesi gibi sıkıntılar oluşabilir. Rahim deşilirse, “sarmal” karın boşluğuna düşebilir ve mutlaka açık ameliyata ihtiyaç duyulur. Böyle durumlarda da gebelik kafa tutabilir: “Genel olarak,” sarmal “doğuştan 6 hafta, sezeryan kesisi işleminden 12 hafta sonra konur. “Spiral” konulduğu andan itibaren çocukluğu istenmeyen gebelikten korumaya başlar. “Spiral” lar çeşitli süreçlere konur. Bu süre 3 veya 5 yıl olabilir. Azmüddətli spiraller 1 yıllığına konur. Ama her durumda hekim kontrolü mutlaktır “.

Eğer kadında tedavi edilmemiş çocukluk boynu hastalığı, yumurtalık sorunu, çocukluk ağzı kanseri, herhangi cinsel hastalık, enfeksiyon, vajinal kanama varsa, çocuğu düşmüşse veya doğum sonrası sepsis keçiribse, ona “spiral” koymak olmaz.

“Spiral” konulduktan sonra nadiren cinsel ilişkiden sonra kanama gözlenebilir.

Doktorun sözlerine göre, uzun vadeli “spiral” lar sağlık için zararlı olabilir. Bu nedenle kısa vadeli “spiral” lara ağırlık vermek gerekiyor. “Spiral” qoyduran kadın yeniden anne olmak istediği takdirde “spiral” çıkarılır ve bir süre tedavi aldıktan sonra yeniden hamile kalmak mümkün olur: “Bazen halk arasında” sarmal “ın kanser yarattığı söyleniyor. “Spiral” profesyonel uzman tarafından ortaya konulmuş, kadının vücudu tarafından kabul edilmiş ise, kayma, deşilme yoksa, hiçbir sorun yok “.

Belirtelim ki, spiralların fiyatları malzemelerine ve qoyulma süresine göre değişir.
Devamını Oku...

Miyom nedir. Belirtileri neleri ve tedavi şekilleri nelerdir

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Kadınlarda miyoma

Miyoma çocukluğun hormonlardan asılı olan xoşxasseli tümörü. Kadınlarda kasık ve karın ağrısı ile kendini göstermektedir veren miyomalar kısırlık ve çocuk düşmelerine neden olur. Miyomalar, çocukluk ve çocukluk ağzında görülen normal dışı düz kas dokusu büyümeleri. Miyomalar çocuklukta miyometrium denilen kas tabakasında bulunan düz kas hücrelerinin anormal büyümesi ile ortaya çıkıyor. Çok zaman birden çok miyoma oluşur.

Miyomalar kadın cinsiyet üyelerinin en yaygın tümör hastalıklarından biridir. Her dört kadından birinde görülüyor. 30-40 yaşlarında görülen miyomalar menopuzadan sonra küçülür. 40 yaş üstü kadınların yüzde 40’da miyoma var ve bu kadınların yüzde 75 bundan habersizdir.

Miyoma neden oluşur?

Miyomaların varoluşunun temel nedeni bilinmese de, kadınlık hormonu olan esterogenin miyomaların büyümesine yol açtığı söyleniyor. Gebelikte artan östrojen sayesinde bu miyomalar daha da büyüyor. Menopuza zamanı ise östrojen düzeyi azalır ve miyoma küçülüyor. Aile üyelerinden, annesinde, kız kardeşinden miyoma olan kadınlarda miyomanın oluşma ihtimali yüksektir.





Hangi hızla büyüyor?

Hamilelik sırasında ve östrojen içeren ilaç kabul ettiğinde daha hızlı büyüyor.

Doğum kontrol hapları kabul edenlerle kabul etmeyenler arasında miyomanın oluşma sıklığında fark görülmemiş.

Miyomaların tipleri nelerdir?

Çocuklukta olan miyomalara çocukluk ağzında da rastlanır. Subseryoz miyomalar: Vajınanın dış tabakasında bulunmaktadır. İntramural miyomalar: Vajınanın orta tabakasında bulunmaktadır Submüköz miyomalar: Vajınanın iç tabakasında yerleşen miyomalar Saplı miyomalar: Vajınanın dışına doğru büyüyen miyomalar paraziter miyomalar: Karın içinde çocukluğun xarcində bulunan miyomalar.

Belirtileri nedir?

Birçok miyoma kendisini hiç açığa vermez. Miyomaların neden olduğu ağrılar büyüklüğü, konumu ve sayısına göre değişir. Kasık, karın ağrısı, kasık ve karında dolgunluk, baskı hissi, cinsel ilişki sırasında ağrı, fazla ve uzun süren adet kanaması ve ara kanamalar belirtileri sayılır. Miyomaların çocukluk içine baskı yapması sonucunda bu anormal kanamalar görülür. Sık sık idrara gitme ehiyac olur. Çocukluğun alt tabakasında bulunan miyoma bağırsak ve sektuma zarar verebilir. Sonuçta kabızlık oluşur.





Miyomalar kısırlığa yol açar?

Çocukluk kapsamında olan miyomalar kısırlığa yol açabilir. Yumurta kanallarına etkileyerek spermin yumurtaya ulaşmasını, döllənməni engellemektedir. Miyoması olan kadınlarda hamilələyin bozulması, düşme olasılığı yüzde 40 oranında yüksek olur. Miyomalar büyüyerek fetusun büyümesini engellemektedir. məliyyatla miyomaların çıkarıldıktan sonra kadınların yüzde 80’i sağlıklı çocuk sahibi olabiliyorlar.

Miyomaların tanısı için jinekolojik muayene gerekir. Tüm miyomaların ameliyatla çıkarılmasına gerek yoktur. Ağrı, baskı hissi, düzensiz, çok anormal kanamalar olmayan hastalarda miyoma boyutları düzenli gözetimi ile izlenir.

Miyoma ile kist arasındaki fark nedir?

Miyoma çocukluk kapsamında, veya dışında oluşan kas hücrelerinin bir araya geldiği katı tümörler. Kist ise yumurtalığın içinde su dolu keseler ve her ikisi de iyi huylu.
Devamını Oku...

Menepoza giren kadınların halleri

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Gelişmiş ülkelerde menopoz kadınlarda ortalama 51 yaşında başlar.

40 yaşına kadar olan kadında başlayan menopoz erken menopoz sayılır. Erken menopoz kadının sağlığına çok olumsuz etkiliyor. Kadınların sağlığını koruyan önemli hormon östradiol. Bu hormon kadınların cildini, kemiklerini, kalp-damar, cinsiyet vb. organ ve sistemlerini genç ve sağlıklı tutmaya yardımcı olur. Menopoz sırasında estradiolun ve diğer kadın hormonlarının seviyesi keskin iniyor ki, bunun sonucunda kadının vücudu savunmasız kalır. İşte bu nedenle menopoz (menopoz) döneminde olan kadınlarda kalp-damar, cinsiyet, dayak-hereki sistemlerinde çeşitli bozulmaların ve hastalıkların riski artıyor.


Erken menopoz geçirmiş kadın estradiolun korunmasından daha sık mahrum olur ki, bu da o bozulmaların riskini daha da artırır.

Bazen günlük hayatta yol verdiğimiz hatalar bize zamansız olarak herhangi hastalıklar veya bozulmalar şeklinde geri dönüyor. Bu bozulmalar biri de erken menopoz ki, bu bozulmadan kendini sigortalamak için bazı vərdişlərimizdən imtina etmeli ve bazı yeni alışkanlıklar kazanmalıyız.

Sigara içmek
Sigara içen ve kullanmayan kadınlar arasında yapılan araştırmalar sigara içen kadınların diğerlerine oranla daha sık menopoz dönemine girdiğini gösterdi.



Düzgün beslenme
Vücuttaki yağ kitlesi belli çekiden düşük ise, adet bozuklukları oluşabilir ve menopoz yaşanabilir. Kadının vücudunda bulunan yağ kitlesi kadının hormonal fonun normal olmasını sağlar. Bu yağ kütlesi normalden düşük olduğunda, hormonal arka plan bozulur.

Çok zayıf olmak ve hızlı kilo menstruasiyadan kesilme nedenlerinden biridir. Vücuttaki piyin miktarı belli bir noktaya gelince kadın yeniden aybaşı olarak normal hayatına geri dönebilir.

Stresli yaşam tarzı geçirmek
Kadınlarda stresin en sevdiği hedeflerden biri cinsiyet sistemdir. Çok güçlü ve kalıcı kronik stres kadınlarda erken menopoz neden olabilir.

Hareketsiz yaşam tarzına sahip olmak
Az hareketli yaşam tarzı kesinlikle tüm vücuda olumsuz etkiliyor. Az hareketlilik sonucunda vücutta kan dolaşımı bozulur, çeşitli organ ve sistemlerde durgunluk oluşur ki, bu da gelecekte çeşitli bozulmalara yol çıkarır.

Erken ergenliğe giren kız çocukları da erken menopoz sorun ile karşılaşır. Aile geçmişi, ameliyatla yumurtalıkların alınması, autoimmun hastalıkları, kanser tedavisi ve kromozom bozuklukları da menopoz neden olan başlıca nedenler arasındadır.

Menepozu  geciktirmek için aşağıdaki tedbirler görülebilir:

Haftada en az 3 kez spor yapan olun.
Vücut kitle indeksinizi hesaplayın. Ne çok kilolu, ne de çok zayıf olun.

Sigara içmeyin ve pasif çekmeden de kaçının.

Kalsiyumdan zengin gıdalar fazla olmalıdır. Günde 200 ml süt için, yoğurt veya dondurma yiyin.

Balık, ceviz, fındık, kabak çekirdeği, brokkoli, lahana, karnabahar, domates, biber, havuç, kuru erik, nar, üzüm, çilek, karpuz, imal edilmemiş tahıl, ve tahıl ürünleri gibi yüksek antioksidanlar sahip gıdalara tercih.

Ayrıca yeşil çay ve taze greypfrut suyu gibi serbest radikallarını emme gücü yüksek olan içeceklerden kullanın.

Antioksidan ilaçlar alın.

Açık havada sıkça olun.
Devamını Oku...

Çocukluk yolunun sarkması

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Çocukluk ( vajina) yolunun sarkması

Kadınlar arasında oldukça yaygın patologiyadır. Bazı durumlarda rahim yolunun inmesi ve sarkması (düşmesi) ağır geçen doğumlardan (mamalık masalarında kullanılması, aralığın çok sayıda yırtılmaları ile geçen doğuşlar) Sonra, doğumdan az bir zaman geçmesine rağmen ağır fiziksel işlerle meşgul olan genç kadınlarda, hem de cinsel organlarda yaşla ilgili olarak oluşmuş olan değişiklikler sonucunda yaşlı kadınlarda da bulunur.

Bu hastalığın ana nedeni – çanak dibi ve ara kaslarının yırtılması, ayrıca iç organları tutan bağların zayıflaması ve tartılması. Çocukluk yolunun inmesi – obezite, sürekli ağır eşyaların kaldırılması eşliğinde yapılan fiziksel işlerle meşgul olması sonucunda da oluşabilir.

Öncelikle çocukluk yolu, mesane, bazı durumlarda ise düz üzerinde bağırsağın Bir bölümü inmiş (düşmüş) olur. Çocukluk yolunun düşmesi, genellikle, yavaş yavaş gelişir. İlk önce GUC verilirken agrı hissiyatları beliriyor: karının Alt kısmı ve belde uzun süren ağrılar, idrarı tasarruf bilmemek, kabızlık vb. Bazı durumlarda cinsel ilişki sırasında da ağrının olması ile oluşabilir. Patoloji geliştikçe, çocukluk yolunda yabancı bir cismin olması hissiyatı oluşur, rahim mukozası kobuklaşmaya başlar, herhangi bir travmadan kolayca zedelenir, yüzeyinde erozyon ve ülserler oluşur.

Zamanında tedbir alinmaz ise, organların sarkması artmaya devam edecektir. Yavaş yavaş idrar kesesinin ve düz üzerinde bağırsağın bölümleri daha fazla sarkmaya başlar, giderek çocukluk daha aşağı iner. Nihayet oğlu sonuçta rahim yolu, rahim, mesane ve düz üzerinde bağırsağın Bir bölümü, kese şeklinde (boyutları yeni doğmuş çocuk başı boyda) olmak üzere, cinsel delikten dışa çıkmış olurlar.

Çoğu durumda yalancı çekingenlik nedeniyle kadınlar hastalığın tedavisi için değerli vakitlerini kaybederek doktora çok geç başvururlar. Sonuçta hastalık o dereceye kadar ağırlaşır ki, ONUN tedavisi sadece cerrahi yolla mümkün olur. Buna kesin olarak izin verilemez! Çocukluk yolu inmesinin ilk belirtileri oldugunda, vakit kaybetmeden hekim-ginekologa başvurmak gerekir!

Patoloji halin tedavisi çocukluk yolunun inmesi derecesine bağlıdır. Bu inme fazla değilse, konservatif tedavi uygulanır. Bu zaman çocukluk yolunun kan dolaşımını iyileştirmek amacıyla hastalara fiziksel gerilimin azaltılması (özellikle 45 yaşından sonra da), jinekolojik masaj kursu, hijyenik beden eğitimi ile uğraşmak önerilir.

Hastalığın gecikmiş biçimlerinde doktorlar cerrahi müdahaleye el atmalıdirlar. Çocukluk yolu duvarları inşa edildikten sonra çocukluk, idrar kesesi ve çanak dibi kasları kendi “meşru yerlerine” dönüyorlar. Ameliyat genel anestezi altında rahim yolundan olmak üzere yapılır. Ameliyattan sonra kadına bir hafta boyunca yatak rejimi tayin edilir. Yaranın iyileşmesini ve iltihabi sürecin olup olmamasından bağımsız olarak, yaklaşık on iki haftadan sonra kadına oturmaya izin verilebilir.

hastalığın korunma için ne yapmak gerekir? Eklendi bunun için çoğunlukla, Çocuk yaşlarından itibaren, özel spor hareketlerinden kullanılarak karın ve leğen dibi kaslarını güçlendirmek gerekir.

Hamilelik sırasında, aksi talimat olmadığı takdirde, mutlaka özel spor hareketleri ile uğraşmak önerilir. Bu, doğum sırasında ara kaslarının cırılmasının ve karnın düz Üzerinde kaslarının aralanmasının önler. Doğuştan Sonraki on iki aylık süre ise qadin ağır eşyalar kaldırmaktan sakınmalı, hatta mumkun kadar herhangi bir fiziksel işle meşgul olmamalıdır.

Doğuştan Sonra doktora danışarak qadin Bir Seri özel fiziksel hareketler kompleksini de yerine getirir. Bu ona, kendisinin karın duvarı ve çanak dibi kaslarını güçlendirmeye ve iç cinsel organlarının kan dolaşımını iyileştirmeye imkan vermiş olur. Doğuştan Sonraki dönemde özel bandaj (kuşak) geyinilmesi iyi bir önleyici yardımcı olur.
Devamını Oku...

Ağızda acı tat oluşmasının nedenleri

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Ağızda acı tat oluşma sorunu birçok insan karşılaşabilir.Bu sevimsiz halin sebebleri arasında:Agızda acı tat neden oluşur aşşagıda acıkladık lütfen okumaya devam ediniz.


Ağızda acı tat, ağızda acılık şeklinde ifade edilir. Ağızda acı tat hemen hemen herkesin yaşadığı bir problemdir. Genelde ciddi sağlık sorunlarının belirtisi değildir. Özellikle sabah kalktıktan sonra ağızda acı tat daha çok hissedilir. Ağızdaki acı tat diş fırçaladıktan sonra ya da gargara yapıldıktan sonra kendiliğinden geçer. Ancak bazı durumlarda bu yöntemler işe yaramayabilir ve ağızdaki acı tat uzun süreli olabilir. Uzun süreli ağızda acı tat hissedilmesi, bir takım sağlık sorunlarından kaynaklı olabilir.

Ağızda acılık hissi kişinin hayatını olumsuz etkiler. Gün içinde yenilen yiyeceklerden ve tüketilen içeceklerden tat ve keyif alınamamasına neden olur. Uzun süreli ağızda acılık hissine disguzi adı verilir.

Ağızda Acılık Neden Olur?
Ağız içi enfeksiyonu: Ağzın iç bölgesinde bakterilerin birikmesi sonucunda bu bölgede enfeksiyonlar oluşabilir. Enfeksiyonlar sonucunda ağızda acılık hissi oluşur.
Sinir Sistemi Rahatsızlıkları: Sinir sistemi bozuklukları ağızda acılık oluşumunu tetikleyen bir unsurdur.
Vitamin Eksikliği:  B12 vitamini ve çinko eksikliğinden ağızda acımsı bir tat oluşur. Dengeli ve sağlıklı beslenmeye önem verilmelidir.
Tükürük Bezi Rahatsızlıkları: Tükürük bezlerindeki rahatsızlıklar sonucunda oluşabilen enfeksiyon ve iltihaplanmalar, ağızda acılık oluşmasına neden olur.
Alerjiler: Alınan gıdalardan ya da tüketilen içeceklerden sonra kişide oluşan alerjik reaksiyonlar sonucunda ağızda acımsı bir tat oluşur.
Hamilelik: Hamile kişilerde ağız içinde acı tat daha belirgin hissedilir.
Sigara içmek: Sigara içen kişilerde ağızda acı tat daha fazla hissedilmektedir.
Ağızda Acılık Nasıl Geçer?
Ağızda acılık problemi olan kişiler bir kaç yöntemle bu sorundan kurtulabilirler. Öncelikle vitamin eksikliği oluşmaması için dengeli beslenmek gereklidir. Ayrıca gün içinde sık sık gargara yapmak ve en az 2 kere dişleri fırçalamak, ağızda acılık hissinin oluşumunu engeller.

Ağızda acılık hissi uzun süredir devam etmiyorsa ve evde uyguladığınız yöntemlere rağmen geçmiyorsa, ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Özellikle ağızda acılıkla beraber mide bulantısı, kusma, konuşurken zorlanma, dudaklarda şişlik gibi rahatsızlıklarda görülüyorsa bir an önce doktora başvurulmasını tavsiye ediyoruz.

– Bazı ilaç preparatlatının ayarı (antibakteriyel preparatlat, arteriyel basıncı normaleştiren preparatlar, kalhanvari bezi hormonları, diyabet sırasında istifafe edilen preparatlarbe.)

-Sinir Sistemi bozulmaları.Periferik sinirlerde bozulmalar tat alamama gibi değişime sebeb olabilir (p zamanda ağızda acı tat hissedilebilir) – Stamotoloji sorunlar (karies, damak hastaliklari)

– LOR organları hastalıkları (zökem, haymorit) -Kan şekerinin deviyyesinim artması.Bu insanda diyabet gelişiminden haber verebilir.

-Kalhanabenzer Bezi faaliyetinde pozulmalar.da ağızda acı tadın ortaya çıkmasına neden olabilir.

-Hamilelik sırasında kadın hormonun ciddi değişiklikler verir.Bu ise kadınlarda bulantı, kusmaya, ağızda acı tadın ortaya çıkmasına neden olur.

– Yemek borusu ile midenin arasında özel kapak var. Bu kapak mideden geriye yemek borusuna düşmesine engel olur.Lakin bazı hastalıklar sırasında bu kapak zayıflıyor ve midede olan gidanın ve mide suyunun bir bölümü yemek borusunda kalır.Buna reflüyks denir.Bu ise hıckırmaya ağızda acı tada sebep olur.Bu yeterince tehlikeli halfır.

– Safra kesesi hastalikları karaciğer etkinliğinin bozulmaları ağızda acı tadın olmasına neden olur

-Migde nin faliyetlerinin bozulması kendisinin ağızda bulunan acı tat,nahiyesinde diskomfory, köp, iştahanın azslması gibi simptonlarla göstermektedir.
Devamını Oku...

Akciğerlerin sağlığı nı korumak için 6 basit öneri

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Akciğerlerin sağlığı nı korumak:Akciyerlerin sağlığı organizmada önemli hava değişimi görevini görür. Uzmanların söylediklerine göre, akciğerlerin saglıgı için normal faaliyetinden tüm organizmanın sağlığı bağlıdır. Büyük şehirlerde yaşayan, sigara içen, kötü beslenen, kötü şartlarda çalışan, azhereketli, aşırı vücut ağırlığı olan insanlarda akciğer hastalıklarının riski artıyor.


Akciğerlerin sağlığı nı korumak için çok basit tavsiyelere uymak gerekir.

1. Sigara içmekten vazgeçin. Bu kötü alışkanlık bir çok ağır akciğer hastalıklarının, aynı zamanda, akciğer kanserinin, esas risk faktörüdür.

2. Genellikle açık havada olun, deniz kenarında, parkta, ormanda dolaşın. Temiz hava akciğerler için asıl “ilaç” işlevi yerine getiriyor. Çam ağacı, küknar, okaliptüs ağaçları olan yerlerde gezmek özellikle iyidir. Bu ağaçların havası akciğerleri iyi temizler. İşte bu nedenle akciğer kurortlarında, sanatoriyaların işte bu ağaçlara daha sık rastlanır.

3. Doğru beslenin. Gidalanmanız tam değerli ve sağlıklı olmalıdır. Akciğerler için özellikle yararlı olan ürünler şunlardır: – kök. Beta-karotinle zengin olan havuç akciğerlerin dokusunu güçlendirir. – Süt ürünleri. Bu ürünler kalsiyumdan zengindir. Kalsiyum ise akciğerlerin normal işleyişi için en önemli maddelerden biridir. – Narenciye, kuşburnu. Bu ürünler C vitamininden zengindir. C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir. Sağlam immun sistem ise akciğerleri hasarlı mikroorqanizmlardan koruyor. – Pancar. Bu sebze bronxları çok iyi temizler. Dolayısıyla, bronşit, pnevmoniya sırasında halk hekimliği puan eklenmiş pancar şıresini içmeyi tavsiye ediyorlar. – Doğal tereyağı ve zeytinyağı. Akciğerlerin normal faaliyetine yardımcı olur. – Bal. Bu benzersiz ürün akciğerleri iyi temizler ve güçlendirir. – Alıç. Akciğerlerin çalışma verimini artırır, sümükten temizler. – Marul. – Ananas. İçeriğinde bulunan “bromelayn” enzimi akciğerlere antiseptik, iltihab ile mücadele eder.

4. Fit vucuda sahip olun. Fazla kilo ve obezite nefes alma sisteminin etkinliğini zorlaştırıyor.

5. Hareketli olun, spor, beden eğitimi ile meşgul olun. Bu akciğerlerin temizlenmesine ve aktivitenin iyileşmesine yardımcı olur.

6. Zararlı maddelerden mümkün olduğunca uzak durun. Bu hem üretimde, hem de günlük hayatta kullanılan kimyasal maddelere aittir. Kadınlar günlük kullanılan kimyasal maddeleri tozu, sirke, ev sabunu gibi hasarsız araçlarla değiştirilmesi mümkün.
Devamını Oku...

Soğan dilimlerinin ayak tabanlarına faydası

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Ayağınızın altına soğan dilimi kapatın, çok hastalıktan kurtulun
Çin tıbbında bu yöntemden çok fazla kullanılır. Myansiklopedi Soganı diliminin insan vücudunun ne kadar yararlı olduğunu araştırıp, size takdim ediyor.


Yatmadan ayağınızın altına bir dilim soganı kapatırsanız, birçok hastalıklardan uzak olabilirsiniz. Eğer soganın kokusundan rahatsız oluyorsanız o zaman soğanı yerleştirip streçle sarınız veya yara bantları ile yapıştırabilirsiniz.Üzerinden ise çorap giyiniz.

Ayak altında 7000 sinir ucu var, insan gün boyunca ayakkabı giydiği için, bu noktalarla vücuda gönderilen enerji pasif olur, soganları dilimleyerek toprakta yalınayak gezmek gibi rolünü oynar, sinir uçlarında pozitif enerji verir.
Sosan karaciğerin faaliyetini uyarır, kanı temizler, vücudu fosforik asit sağlar, rematizm ve yorgunluk ağrılarını azaltır, ciltte bulunan bakterileri öldürürür, ayak çatlarıı iyileştirir, cildi yumuşak ve pürüzsüz, ayaktan gelen kötü kokuyu yok eder.
Bu procedure’u ederseniz, sabah nasıl zinde, enerjik uyandığınızı göreceksiniz.
Devamını Oku...

Balın faydaları nelerdir

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Balın faydası bal enerji ve protein kaynağıdır. Özellikle balın çocukların kullanmaları gereken gıdalardan en başta gelendir.Balın milyonlarca faydalarından bir kaç tanesini aşşıgıda sizlere sunduk.

Buyurun, balın faydaları:


Öksürük: Özellikle yatağa uzandığında başlayan kuru öksürük için bal şerbeti içmek faydalıdır.
Kabızlık: Sıcak suyun içerisine katılarak hazırlanan bal şerbeti kabızlığı kısa sürede geçirir.

Grip: Bal limon veya sütle içilərsə gribin iyileşmesini hızlandırır. Koruyucudur: Bal’ın antibakteriyel özellikleri olduğu için içerisinde bakteri, mantar oluşmaz. Bazı besinleri bozulmadan balın içinde tutmak mümkündür.

Kültürel kuvvetlendirmektedir Balın içerdiği şekerin kana geçmesi çok kolay olduğuna ve sindirim sürecine ihtiyaç olmadığına göre kolayca kana geçer .
Ağrı azaltıcıdır: Balın bilhassa buharı acıyı birkaç dakika içerisinde azaltmaya başlar.

Göz için yararlıdır: Gözün görme gücünü arttırır. Nar suyu ile karıştırılıp göze sürme gibi çekildiği takdirde gözün keskin görüş kabiliyetini artırır.

Kansızlığın önler: Kan yapıcı özelliği var. Ayrıca hasta yatağından yeni kalkmış insanların vücudunun güçlenmesine yardımcı olur.

Damarları açar: Oksijen ile tepkimeye girip tam yanma meydana getirdiği için kanda daha az artık madde bırakır. Kalp kasını güçlendirici ve rahatlatıcı özelliğe sahiptir.

Romatizma: romatizma sırasında dışarıdan kullanın hastalığı iyileştirir.
Fazla Kilo: Bal içerdiği enzimler sayesinde şişmanlığın önüne geçer. Özellikle ılık bal şerbetinin arıqladıcı özelliği var.
Alerji: Alerji kullanıma olumlu sonuçlar elde edilmesine neden olur.
Doğal diş macunu: Diğer besinlerden farklı olarak bal dişleri ve diş etini temizleyip parlatır. Dişleri ve diş etini mikroplardan korur, ağızdaki yaraları tedavi eder.
Balgam sökücü: Balgamı sökür, vücudun rutubetini azaltır.
Karın ağrısı: Bal şerbeti karın ağrısını kısa sürede durdurur.
Tüberküloz: Çiçek balı gül ile karıştırıp sabah ve akşam yenirse akciğer yaralarına ve vereme karşı faydalı olur.
İdrar söktürücü. İdrar kanallarını temizler, iltihabı kurutur.

Bal nedir
Bal, arılar tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak yutulan nektarın arıların bal midesi denilen organlarında invertazenzimi sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşan ve kovandaki petek hücrelerine yerleştirilen çok faydalı bir besindir. Nektar bala çevrilirken arılar sağladıkları invertaz enzimi sayesinde sakkarozu inversiyona uğratarak fruktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürür ve fermantasyonun meydana gelmesini önleyecek miktarda suyunu uçururlar. Kovandaki hücrelere yerleştirilen ve üzeri mumdan bir kapakla örtülen bal arılarca sağlanan özel havalandırma sistemi sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama gelir.

Balın rengi, şeker dengesi ve tadındaki farklılık tamamen toplanan nektarlardan kaynaklanmaktadır. Balın kokusunu, çiçeklerdeki aromalı uçucu yağlar verir ki bu aynı zamanda çiçeklerin kokularını sağlayan yağdır.

Bal üretiminde ½ kg ham nektarı toplamak için 900 bin arının bir gün boyunca çalışması gerekir. Toplanan bu nektarın ise ancak bir kısmı bala çevrilebilir. Elde edilen balın miktarı getirilen nektarın şeker konsantresine bağlıdır. Bal nem, güneş ışığı, kaynatma gibi sıradışı bir etkiye maruz kalmadıkça bozulmaz ve zaman faktöründen etkilenmez.
Devamını Oku...

Bisiklet sürmenin faydaları

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
isiklet sürmek insan vücudu için çok yararlıdır
1. Yağları eritmek
Bisiklet sürmenin  faydaları araştırmalarda, günde maksimum 10 dakika bisiklet sürenler, sürmeyenlere nispeten daha zayıf olurlar. Bisiklet sürerken tüm vücut kasları faaliyete geçiyor. Böylece, vücuttaki fazla yağlar erir.
1 saat bisiklet sürerek 500 kalori harcamak mümkündür. Oysa koşu dahil, diğer spor dallarında saatte sadece 100-200 kalori harcayabilir görebilirsiniz.



Bisiklet sürmenin vucuda faydaları
Bisiklet sürmenin vucuda faydaları

2. Kalçayı ideal şekle sokuyor 
bisiklet sürerek ayaklarınızı ve kalçanızı da forma düşürebilirsiniz. Üstelik, bu zaman karın ve kol kaslarınız da güçlenecek.
3. Kalbin dostudur 
Kalp hastalıklarından ölen insanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Bilim adamları günde sadece 10 dakika bisiklet sürerek daha sağlıklı bir kalbe sahip olacağınızı söylüyor.
4. Depresyona düşmeyi engelliyor 
Uzmanlar bildiriyorlar ki, bisiklet sürmek insanın ehvalına da iyi gelir. Bu zaman organizmada endorfin, dopamin, serotonin hormonları üretilen, bunlar da kendinizi daha mutlu ve enerjik hissetmek etmenize yol açıyor.
5. Para ve zaman israfına son verir 
Büyük şehirlerde vaktimızın çoğu tırafikde geçiyor. Ancak bisiklet sayesinde trafige takılmadan istediğimiz yere zamanında ulaşabiliriz. Bu zaman benzine veya toplu taşıma ödeyeceyimiz para cebimizde kalır.
6. Daha rahat uykuyu sağlar
Uykuya dalmakta veya sabahları uyanmaktır zorlanıyorsanız, bisiklet sürerek bu problemleri ortadan kaldırın. Stanford Üniversitesi araştırmacılarının yaptıkları araştırmalar günde 30 dakika bisiklet sürenlerin uyku rejiminin kurala düştüğünü açıkladı.
7. Kabızlığı giderir 
Kabızlığın önleyen çeşitli araçlar var. Ancak bunlardan en kolayı ve en faydalısı bisiklet sürmektir. Çünkü bisiklet sürerken bağırsakların etkinliği artıyor. Sindirim sisteminin işi kolaylaşıyor.


Bisiklet, motorsuz, iki tekerlekli, pedallı, insan gücü ile ilerleyen bir ulaşım aracı.
Bisiklet sporunun da aracıdır. Yarış bisikleti, dağ bisikleti, şehir bisikleti, motorlu bisiklet, BMX, yatay bisiklet (recumbent), çift kişilik bisiklet (tandem) gibi türleri vardır. Vitesli ve vitessiz türleri bulunmaktadır. İlk bisiklet 1791’de Sivrac’ın bisikletiydi. Bunun bir direksiyonu (gidonu) bile yoktu. 1817’de ilk defa gidonlu bisiklet bulundu (Karl Drais) ve 1839’da Mac Millan’ın ilk pedallı bisikleti buluşu bu günkü bisikletlerin taslağını oluşturdu.bisiklet, bisiklet sürmek, bisikletin faydaları
Devamını Oku...

Böbrekler e zarar veren şeyler

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Böbrekler organizmayı toksinlerden arındırmak, tansiyonu ve kandaki kırmızı kan hücresinde dengeyi sağlamak gibi önemli işlevlere sahiptir. Ancak gün içinde farkında olmadan yaptığımız hatalar, böbreğin kendi işlevini yam olarak yerine getirmeye izin vermez. Ürolog Bora Özveren böbreklerin yoran alışkanlıkları şöyle sıraladı:


1. Az su içmek: Gün içinde yeteri kadar su içmedigimizden böbreklerin  de kan dolaşımı azalır ve kanda toksinler birikir. Bu maddelerin vücuttan atılması için gün içinde 2 litre su içmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

2. Fazla tuz tüketmek: Böbrekler Sodyumun yakılmasını ve vücuttan atılmasını sağlar. Eğer aşırı tuz sarf etseniz, böbreklerin  bu natriumu yakmak için sürekli meşgul olacak ve giderek fonksiyonları zayıflayacak.

3. Uzun süre idrarı tutmak: idrarı tutmak mesane kasına zarar verir ve zayıflatır. Ayrıca, böbrek yetersizliğine sebep olabilir.

4. Rastgele ağrı kesici kullanın: Çok sık ve aşırı ağrı kesici kullanmak zaman içinde böbrek yetersizliğine neden olur. Bu nedenle, ağrı kesicilerden sık sık kullanmamaya çalışın.

5. Aşırı kahve ve çay içmek: Kafein ve tein içeren içeceklerin çok sık ve aşırı tüketilmesi böbrekler için çok zararlıdır. Çünkü bu maddeler kan basıncını yükseltir ki bu da böbreklere hasar verir.

6. Çok protein tüketmek: Aslında, protein içeren yiyecekler çok faydalıdır. Ama gereğinden fazla protein almak böbreklere zarar verir.

7. Aşırı alkol tüketmek: Alkol tüketimi böbreklerde toksin birikmesine ve zamanla böbreklerin yeterli şekilde beslenme neden olur.

8. Sigara içmek: Birçok araştırma sigaranın böbrekler de dahil olmak üzere tüm organlara zararlı olduğunu uzun yıllardır ortaya koydu.

9. Nezle ve grip gibi hastalıklar: Bu tip hastalıklar sırasında yeterince dinlenilmez ise böbrek yetersizliği yaşanıyor.

10. Uykusuz kalmak: Uyku sırasında organlar dinlenir ve yenilenir. Eğer uykusuz kalırsanız, organlarınız aşırı çalışmak zorunda kalır ve dinlenme yapamıyor.

Böbrekler, omurgalılarda bulunan fasulye biçiminde boşaltım organlarıdır. 13 cm boyuna kadar olabilen böbrekler, boşaltım sisteminin bir bölümünü oluştururlar. Bu organlar, başta üre olmak üzere atıkları kandan süzer ve onları su ile birlikte idrar olarak boşaltırlar. Böbrekleri ve böbreklere etki eden hastalıkları inceleyen tıbbi dal nefrolojidir.[1] Nefroloji, adını Yunanca “böbrek” anlamına gelen nephros sözcüğünden alır. Böbrek(ler) ile ilgili anlamında kullanılan renal sözcüğü ise Latince renalis sözcüğünden gelir.[2] Böbreklerin içindeki süzme birimlerine nefron denir. Her böbrekte yaklaşık 1 milyon nefron bulunur.[
Devamını Oku...

Cildin yaşlanması nı hızlandıran faktörler nelerdir?

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Cildin yaşlanması nınTecrübelerimiz özellikle, katı yastıkta uyumanın uyku sırasında yoğun şekilde uzama konumunun kullanılmasının cildin yaşlanmasını hızlandırıcı etkisi olduğunu gösteriyor. Bir çok insanın yıllarca yan yana yatması o tarafta yaşlanma etkilerinin daha yoğun şekilde ortaya çıktığını müşahede ettik.


Bir insanın yüz dahil, tüm vücudunda tam bir simetrinin olmayacağı bilinen bir konudur, ancak yan yatışdakı dengesizlik bu asimetride daha bariz bir örnek olarak gösterilebilir. Yine bazı insanlarda, yan yatış alışkanlığından bağlı olarak uyku çizgileri adlandırılan ek kırışıklıkların da ortaya çıktığını unutmamak gerekir. Erken yaşlarda bunun önüne geçmek istiyorsanız, bunu dikkate alın.

Cildin Yaşlanmasını Geciktirmek için Ne yapmak gerekir?
Uyku sırasında yüzünüze ne kadar az baskı olursa, o kadar iyidir. Ancak boyun ve omurga sağlığı açısından çok yumuşak yastıgların zararlı olduğunu da unutmayın. Uyku sırasında uygun omurga pozisyonunu sağlayacak şekilde, yumuşak yastık tercih edilmelidir. Yan yatış pozisyonundan mümkün olduğunca kaçınmak gerekir. Uyku sırasında yan yatış pozisyonuna kontrol etmek imkansız olabilir, ama en azından uykuya dalan zaman sırtüstü pozisyonu seçerseniz, zamanla bu bir alışkanlık halini alabilir.
Genç kalmak için nelere dikkat edilmelidir
Yaşlılık etkili olan her şeyi kontrol etmemiz mümkün değil. Genetik faktörler, çevresel faktörler gibi kontrol edemeyeceğimiz bir çok faktör var. Ancak uyku pozisyonu gibi, basit kontrol edeceğimiz hususlar var. Cildin sürekli nemli ve temiz kalması, güneş ışınlarından korunması bu işin esas kuralıdır. Nem derken sadece nemlendirici kozmetik araçlardan yoğun şekilde kullanmak yada düşmemelidir. Diğer organlar gibi deri de suya ihtiyaç duyuyor. Cildin nem dengesinin yüzde 90’ı içtiğimiz su sayesinde kendi ihtiyacını karşılar. Su içmədikdə ise dışarıdan ne kadar nemlendirici çekseniz de, faydası olmuyor. Zahiren deri nemli görünse de, alt tabakalarında kuru kalmış olur.
Dolayısıyla sadece güzellik uğruna değil, sağlık için günde 8-10 bardak (yaklaşık 2-2,5 litre) su içmeye ihmal etmeyin. Çoğu çayı da bu hesap vurur. Fakat çay ve kahve suyu yerine geçmez. Çay ve kahve farmakolojik olarak su atdırıcı (sidikqovan) etkilidir ve kendi hacimleri kaderinde sıvı kaybına neden olurlar. Günlük hayatımızda gereken miktarda su içmeyi alışkanlık haline getirilmesi gerekir. Aynı zamanda düzenli olarak cilt tipine uygun bir krem cildin nem ihtiyacını tam olarak ödeyebilirsiniz.

Cildin temizliği en önemli faktördür
Cildin temizliği de nemli olması kadar çok önemlidir. Bol kokulu, renkli, ph değeri belirsiz olan sabunlardansa, saf beyaz sabun veya profesyonel temizleyiciler yüz temizliği için daha uygundur. Temizlik sadece gözle görülür temizlik anlamına gelmiyor. Deri yüzeyinde sürekli yığılıp kalan ölü derilerin de arındırılması çok önemlidir. Cildi ölü hücrelerden arındırmak için peeling yapmak gerekir. Evde kendinizin peeling maskesi hazırlamaya vaktiniz yoksa, size en yakın kozmetik mağazasında hazır peeling maskelerini rahatlıkla bulabilirsiniz. Onu haftada bir kez banyo sonrası yüzünüze çekerek hafifçe masaj yapmalısınız. Piling yöntemi cildi üzerindeki ölü deri yükünden kurtararak daha rahat nefes almasını sağlayacak.

Cildin 4 mevsim güneşten koruyun
Güneşin zararlı etkileri kanser de dahil olmak üzere cilde pek çok sorun yaratabilir. Güneş ışınlarına maruz kalan cilt daha çabuk kurur, daha hızlı kırışıyor ve deri üzerinde gözle görülecek kadar büyük veya küçük güneş lekeleri oluşur. Güneşin etkisi bir bardağın damla damla dolmasına benziyor. Yıllarca güneşin olumsuz etkilerini göremeyebilirsiniz, ancak bardak bir anda daşanda her şey ortaya çıkıyor. Cildinizi korumadıgınız sürece güneşin verdiği zararların üstesinden gelemez. Cildi korumanın yolu ise cilt tipine uygun en yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanmaktır. Sadece, yay bölümlerinde değil, dört mevsim güneş koruyucu kullanılmalıdır. Güneş koruyucuların genel olarak koruma süreleri 4-5 saattir. Güneşli yaz gününde sabah evden çıkarken çekilen güneş koruyucusunun öğle saatlerinden sonra hiçbir savunması kalmaz. Etkin korunma için SPF içeren kremleri birkaç saatten bir çekmek gerekir. Son yıllarda saatlerce etkisini sürdüren koruyucular da tanıtıldı. Gün içinde sık sık uygulamak imkanı olmayanlar için bu tür koruyucular iyi bir seçenek olabilir.

Cildin güzelligi ile ilgili diger yazılarımız için güzellik sırları kategorimizi ziyaret etmenizi tavsiye ederim
Devamını Oku...

Böğürtlen in bu faydalarını biliyor musunuz

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Böğürtlen ülkemizde en çok yetişen meyvelerden. Bu mucizevi meyvenin sağlığınıza faydalarını sunuyoruz:

Böğürtlen içerdiği “siyanid” adlı madde kanser kişinin gelişimini önlüyor. Böğürtlen C vitamininden zengin meyve. Yaşlılık belirtilerini giderir.


Antioksidan bakımından zengin olduğu için bağışıklık sistemini güçlendiriyor. İçindeki “antosiyanin” adlı maddeler şeker hastalığına yakalanma riskini azaltır. “Idin” maddesi içerdiği için kötü kolesterol düşmanı olarak kabul edilir. Potasyum bakımından zengindir. Kan basıncını sabitleşdirir.
Yüksek miktarda K vitamini üreten böğürtlen özellikle kadınların osteoporoz (kemik erimesi) ile yüzleşmesinin önler. Iştahı azaltır. Bu nedenle ideal tartıda kalmak isteyenler için yararlı meyvedir. Böğürtlen kalorisi çok azdır. 1 avuç böyürtkəndə toplam 60 kalori var. Diyet yapanlar rahatlıkla bu meyveden yiyebilirler.
Omega-3 ve omega-6 yağ asitleri ile zengin olduğu için sinir sistemini korur, depresyona karşı faydalıdır. Hafızayı güçlendirir.
Böğürtleni çiğ halde yemek daha faydalıdır. Ancak reçeli ve kompostosu da vücuda iyi gelir.

Böğürtlen, gülgiller (Rosaceae) familyasının Rubus cinsini oluşturan familyasından insan sağlığında önemli rolleri olan organik asitler, minerallerve vitaminler bakımından çok zengin bir bitki türlerini ortak adı.

Böğürtlenlerde çiçeklenme genellikle Mayıs ayında başlayıp Ağustos ayına kadar devam etmektedir. Bu nedenle bitki üzerinde değişik olgunlaşma devrelerinde olan meyve salkımları birbirini izler.

Böğürtlenler, gülgiller familyasının Rubus cinsini oluşturan familyasından insan sağlığında önemli rolleri olan organik asitler, mineraller ve vitaminler bakımından çok zengin bir bitki türlerini ortak adı. Vikipedi
Böğürtlenlerin Besin Değerleri
Porsiyon Miktarı:100 g
Kalori (kcal) 43
Toplam yağ 0,5 g
Kolesterol 0 mg
Sodyum 1 mg
Potasyum 162 mg
Karbonhidrat 10 g
Diyet lifi 5 g
Şeker 4,9 g
Protein 1,4 g
A vitamini 214 IU C vitamini 21 mg
Kalsiyum 29 mg Demir 0,6 mg
D vitamini 0 IU B6 Vitamini 0 mg
B12 vitamini 0 µg Magnezyum 20 mg
Vikipedi

Böğürtlen yaprağının faydaları
Ciltte meydana gelen ağrıları dindirici özelliği vardır ve yanıkları iyileştirici özelliği bulunmaktadır,
Ciltte oluşan her hangi bir yaraya iyi gelmektedir,
Ciltte meydana gelen izler ve lekeleri giderici ve yok edici bir etkide bulunmaktadır,
Hemoroid tedavisinde oldukça önemli bir rol oynamaktadır.
Böğürtlen kökünün faydaları
Kanda ki şeker oranını düşürücü özelliği bulunmaktadır,
Kanda oluşan zehirli ve zararlı bakteri yada virüslerden temizleyici etkisi vardır,
Mesanede oluşan kumları dökmede önemli bir rol oynamaktadır,
Safra kesesinde oluşan taşları düşürür ve taş oluşmasına engel olmada önemli bir rol oynar.Bögürtlengentr
Devamını Oku...

Brokoli nin faydaları

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Brokoli;Artık uzun zamandır kilo ile mücadele ürünleri arasında çok popüler olan brokoli, lahana ailesine aittir.
Bu ürünü pişirme yöntemleri çeşitlidir: suda kaynatmak, kızartma, peksimet, mayonez ve soslarla ile ezilmiş şekilde yemek mümkündür. Brokoli – vitamin ve minerallerin kaynağı sayılan sebzelerden biridir.Yüksek miktarda C vitamini, folik asit, kaliy, selülloz ve beta- karotinin olmasından ek, içerdiği antioksidan ve diğer hayırlı maddeler kalp damar ve kanser hastalıklarının oluşma riskini azaltır. Tüm bu iyi yönleriyle ber aber, brokoli lezzetli, rahat hazırlanan ve neredeyse tamamen kalorisiz üründür. C, PP, K, U vitaminleri ve beta-karootinin kaynağı sayılan bu sebzenin içerdiği askorbik asit (C vitamini) kaynağı olan narenciye meyvesinden olduğundan 2.5 katıdır. İçeriğinde bulunan beta-karotinin miktarına göre ise (A provitamini – güzellik ve iyi görme yeteneği vitamini), bu vitamini kaynağı sayılan kök ve balqabaqdan daha ön sıralardadır.

Ayrıca brokolinin, içerdiği U vitamini olan sebzelerden sadece kuşkonmaz geri kalıyor. Mineral maddeler gelince brokoli, içerdiği kaliy, kalsiy, fosfor, natriy ve demirin sayısına göre sadece gül kelemle rekabet, protein ve mineral tuzların miktarına göre onu geride bırakıyor. Yüksek miktarların fizoloji aktif maddeler sayesinde, bu ürün kalp yetmezliği ve sinir sistemi bozuklukları olan insanlar için tavsiye edilir. İçeriğinde bulunan klorofil kanın terkibine olumlu etkiliyor. Ayrıca brokolinin en iyi antisklerotik araçlardan sayılır. Az zamandır ki, bu ürünün ayrıca kanserin korunma için mükemmel bir araç olduğu da ortaya çıktı. Uzmanların araştırmaları temelinde belirlenmiştir ki, brokolinin içinde mide yarasını oluşturan bakterileri öldüren ve bu organda kanserin oluşmasına engel olan özel sulfarofan maddesi vardır. Sulfarofan hatta antibiyotiklerin etki edemeyeceği bakterileri bile öldürebiliyor. Sağlığınıza kayıtsız değilseniz, hem bu kadar hayırlı, hem de hemen hemen 0 kalorili bu ürünü gıda rasionunuza edinmeniz önerilir!

Brokoli, Lahanagiller familyasından,küçük yeşil yumrular hâlinde olan, haşlanarak yemeği hazırlanan bir sebze.
Devamını Oku...

Ceviz kanserden korunmaya yardımcı olur

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Ceviz in faydalarından birtaneside kansere karşı cok etkili olmasıdır.Cevizin bir cok faydası vardır.Fakat biz bu yazımızda cevizin kanseri yenmekle ilgili paylaşımda bulunacagız.

Ceviz hem taze, hem de kuru şu da kullanılabiliyor. Kek, etli yemeklere, Pilavlar, makoronlara vb. yemeklere katılarak onların lezzetini artırır. Tüm dünya mutfaklarında olduğu gibi, Türk mutfagındada kendine geniş yer alan bu besinin faydalarını ise saymakla bitmez.

Formülün-de doymamış yağ asitleri içeren ceviz, diğer sert kabuklu meyveler gibi yağ oranı yüksek olsa da, daha az miktarda doymuş yağ asit sahiptir.Bu yağlar bitkisel yağlara çok uygun geliyor. Ceviz aynı zamanda lif, tanin, polifenol gibi sağlık için yararlı olan birçok maddelerle zengindir.
Cevizin kalsiyum ve fosfor maddesi ile zengin olduğu için zihinsel yorgunluğu giderir, kemik ve dişleri berkidir. Sinir sisteminin, kas dokusunun çalışması için gerekli olan maddelerle zengin bir gıdadır. İçeriğinde magnezyum fazla olduğu için kasları yatıştırır. Kırmızı kan hücrelerinin artmasına, akciğerlerden oksijenin dokulara taşınmasına yardımcı olur. Kansızlık hastalığında gereken demiri de ceviz kullanılarak ortadan kaldırabilir. Özellikle antioksidan bolluğuna göre kanserden korunmaya yardımcı olur, sindirim sistemini güçlendirir. Yapılan araştırmalara göre yemek sonunda kullanılan az miktarda cevizden yemek, yağlı besinlerin damarlara verdiği zararı ortadan kaldırır. Araştırmalardan anlaşılmıştır ki, ister ceviz, gerekse diğer sert kabuklu meyveler kalp kalp krizi riskini otuz ile elli oranında azaltır.
Cevizayrıca güçlü bir Omega-3 kaynağı olarak iyi kolesterolü artırma özelliğine sahiptir. Genel olarak vücutta bulunan tüm kolesterolü da gerekecek derecede azaltabilir bilecek bir besindir.
Cevizden kullanırken dikkatli olun!
Güçlü enerji kaynağı olan cevizden aşırı kullanımı ile kilonuz üzerinde bulunan kontrolü kaybetmiş olursunuz. Bu nedenle cevizi avuçla yok, sayarak yemek uygundur. Bir cevizde ortalama 25 kalori, 8 ceviz ise yaklaşık 200 kalori verebiliyor. Kilo probleminiz olsa da, günde 8 ceviz yiyebilirsiniz, bu değişikliklerin, ya 200 kaloriyi başka yediğiniz gıdalardan kesecek, ya da 200 kaloriyi harcayabilecek bir yürüyüş yapmalısınız.

Ceviz, cevizgiller familyasından Juglans cinsinden tek tüysü yaprakları karşılıklı dizilmiş ve aromatik kokulu ağaç türlerinin ortak adı. Kışın yaprağını döken ağaçlardır. Genç sürgünlerin özü bölmelidir. Tomurcuklar az sayıda pullarla örtülmüştür.
Devamını Oku...

Depresyon un kaynağı olan 3 ürün

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Bilim adamları sinir sistemine zarar vererek insanda dipressiya (depresyon )yaratan ürünlerin isimlerini sadaladılar. Geçirdikleri araştırmaların temelinde bilim adamları kahve, tatlılar ve kırmızı eti günlük rasiondan hariç etmeye önerir.

Çoğunluğunun sabahı öyle işte kahve ile açılır. Kafenin aşırı kullanımı insanda kafeindən bağımlılık yaratıyor, böylece kahve dopinqe çevrilir. Böyle insanlar bir gün kahve içmese yorgunluk ve fiziksel kırıklık hissediyorlar.

Tatlı severlerin vücudu çok miktarda insülin salgılar. Vücuda giren şekeri sindirimine çok energiya harcanmaktadır. Ayrıca tatlı da bağımlılık yaratır. Ve, tabii ki, tatlı severlerin topladığı kilo de keyiflerinin bozulmasına yol açıyor.

Depresyon yaratan üçüncü ürün – kırmızı et. hayvansal proteinli gıda midede geç sindirilir, ve organizmada sinir sistemine zararlı toksinlerin birikmesine neden olur.

Devamını Oku...

Dis agrısı nı kesen doğal yöntemler

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Dis agrısı çeşitli sebeplerden kaynaklanabilir.
Nedeni ne olursa olsun hekime müracaat edene gibi ağrının önünü doğal yöntemlerle alabilirsiniz.
Karanfil ve karanfil yağı:
Karanfil yağını ağrıyan dişin etrafına çekin. Mıxeyi dişlerin arasına alıp sıkmak da faydalıdır.

sarımsak:
Ağrıyan dişin üzerine koyun.
Sarımsak bakterileri yok ederek diş ağrısını azaltacak.

Sarıkök:
Bu baharatı su ile karıştırıp macun haline getirin. Ağrıyan dişin üzerine sürün.

Çörek otu:
Dişlerin arasına koyarak sıkın. Kısa zamanda ağrıyı ortadan kaldıracak.

istiot:
Siyah biber da diş ağrısını kesen doğal araçlardan biridir. Dişin üzerine serpip bekleyin.
Not edelim ki, bu araçlardan kullanmadan önce dişlerinizi fircalayib ağzınızı gargara yapmalısınız.
Devamını Oku...

Dis saglıgı neden bu kadar önemlidir

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Dişleri saglıklı tutmak önemli konulardan biridir. Çünkü dişlerin bozuk olması genel sağlığımıza kötü etkiliyor. Soru olabilir neden dişleri sağlıklı tutmak çok önemlidir. Cevap, orqanizimde tüm organlar birbiriyle bağlantılıdır.


Sizin dişlerinizde sorun olunca, gıda iyi çiyneyemediginize göre sindirim bozulur. Sindirim sürecinin pozulmsı sırayla kan dolaşımının zayıflatır. Sonuçta, biz kendimizi rahatsız hissederiz ve çeşitli hastalıklara karşı imunitetimiz zayıflıyor.
Peki dişleri sağlıklı tutmak için ne yapmak gerekir? Aklınızda tutun ki, oksijen ve sudan sonra orqanizim için 3 önemli elemanı kalsiyum. Vücudumuzdaki kalsiyumun böyüh bölümü diş ve kemiklerde fosfat şeklinde olur ve sağlamlığını temin ediyor.
Orqanizimde kalsiyumun miktarı azaldıqda dişler zayıflar ve çeşitli dış etkilere karşı duyarlı olur. Kalsiyum özellikle süt sorumluların, et, balık ve çeşitli meyvelerin təkibində hakimdir.

Orqanizimde kalsiyuma günlük telabat çocuk ve büyüklerde farklı olur. Dünya Sağlık Örgütü kalsiyumun günlük normunu aşağıdaki miktarların kabul etmeyi tercih eder:

Günlük kalsiyum ihtiyacı
3 yaşına kadar çocuklar için – 600 mg

4-10 yaşında çocuklar için – 800 mg

10-13 yaşında çocuklar için – 1000 mg

13-16 yaşında gençler için – 1200 mg

16 yaşında yukarı gençler için – 1000 mg

25-50 yaş arası yetişkinler için – 800-1200 mg

boylu veya çocuk emziren kadınlar için – 1500-2000 mg
Devamını Oku...

Günde kaç saat uyumalıyız

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Günde kaç saat uyumalıyız.Uyku insan hayatında önemli ve bazen bize öyle gelir ki, yeterince yatmıyoruz. Fakat uzmanlar farklı yaş kategorileri için gereken uyku modunu açıkladı …


Öyle ki,
0-3 ayliq – 14-17saat
4-11ayliq – 12-15saat
1-2yas – 11-14saat
3-5yas – 10-12saat
6-13yas – 9-11saat
Karşılaştırma için diyelim ki, ulusal sağlık inistitutunun tavsiyesine göre yeni doğmuş çocuklar 16-18 saat yatmalidilar.
Okula kadar çocuklar için tavsiye görülen uyku saati 11-12 saattir.
Erişkinlerde 9-10, yetişkin yasta olanlara, özellikle yaşlılara 8-9 saat uyumak önerilir.

ABD’nin Pensilvanya Üniversitesi yuxi ile qidalanlmaya dair ilginç araştırma yaptı. Bildiride bildirilir ki, ne kadar uykuya hangi hastalıklara yakalanma riskimizin daha fazla olduğunu belirler. Uyku tipinizi bilerek hem hastalıklardan korunabilir, hem de nasıl qidalanacağınızı öğrenebilirsiniz.

1 tip – Çok az uyuyanlar: 0-4 saat
Gün boyunca kendilerini halsiz, uykulu hissederler. Vücutları çok zaman susuz kalır ve hastalıklarla ilgili mücadelede aciz olur. Obezite ve diyabet gibi hastalıklar riski büyük olur. Hücrelerdeki şeker hormonunu düzenleyen insülin azalır. Bu şekilde yatmak yüksek tansiyon riskini artırır ve sonuçta diyabet ortaya çıkar. Çok az yatanlar ağırlığı artırmaya da eğilimli olurlar. Onlarda stres hormonu olan kortizolun seviyesi yükseliyor ve iştahları açılır.
Bu tipte yatanlar güne 1 bardak domates suyu ile başlayabilirler. Kırmızı biber veya greyfurt gibi meyve-sebzede de faydalanılabilir.

2 tip – Günde 5-6 saat uyuyanlar
Az uyuyanlar fazla kalori kullanır edenlerdir. Bu tipte uyku uyuyanlarda C vitamini eksikliği olabilir. Felç ve kalp krizi riski yüksektir. Az uyku kalp hastalıkları riskini de artırır. İyi ki, günlük rasiondan C vitamini eklemek öylede zor değil. Örneğin limon, mandalina, portakal yiyin, günde birkaç adet cevizden kullanın.

3 tip – Çok uyuyanlar: 9 saat ve daha fazla
Böyleleri 9 saatten fazla yatsalar da kendilerini yorgun hissederler. Beyin için önemli maddelerin alınmasında sorun oluşabilir. Çok uyumak yorgunluk, enerjisizlik gibi hasara yol açabilir. Eğer çok yatanlar kategorisine aidsəniz gün içinde en az 30 gram siyah çikolata yemeli. Daha çok hindiler eti, yumurta gibi ürünleri rasiondan Notları olur.

4 tip – İdeal uyku: 7-8 saat
İdeal uyku uyuyanların beslenmesi bir tipi olmuyor. Onlar her şeyden az yemek ve çok su içmeye çalışırlar. Beyin her türde vitamin aldığı ve susuz kalmadığı için artık yemek gerektirmez ve hastalık riski azalmış olur.
Devamını Oku...

Kalp in sağlıklı olması için 7 altın kural

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Kalp in saglıklı olması için ;her yıl 12-18 Nisan tarihlerinde dünyada Kalp sağlığı haftası kutlanmaktadır.

Avrupa’da 75 yaşın geri yaşanan ölümlerin 42 faizinin kalp hastalıkları sonucu meydana geldiği bilinmektedir.

Kalp-damar hastalıkları genç, yaşlı herkesi tehdit ediyor. En çok rastlanan felç. Felç beyin damarlarının daralması sonucu oluşur.

Türkiye’nin tanınmış doktorlarından Prof. Oğuz Taşdemir kalp hastalıklarından kaçınmanın yollarından bahsedip:

“Hastalığa neden olan faktörler ortadan kaldırılırsa, kalb ve damar hastalıkları nedeniyle ölenlerin sayısında yüzde 50 azalma gözlemlenir.

Bu tip hastalıklardan korunmak için henüz çocukluk döneminden belli tedbirler almak gerekir “.

Doktor Oğuz Taşdemir aşağıdaki kurallara takdirde kalp hastalıklarından korunabilirsiniz bileceyimizi vurguladı:

1.Sigaradan uzak durun!

Sigara çekmemekle iş bitmiyor. Sigara içilen mekanlardan uzak durmalıdır.

2. Diyet Posta!

Gıda menüsünde meyve ve sebze, ayrıca deniz ürünleri üstün gelmelidir.

Doymuş yağlar yerine doymamış yağ asitleri içeren gıdalar yenmelidir. Doymuş yağlardan uzak durmak için hazır gıdaları menüden çıkarmak önemlidir.

Günlük tuz alımı 5 gramı geçmemelidir.

Günde en az 30-45 gram lifli gıda, 200 gram meyve ve sebze yemek gerekiyor. Gıda menüsünde mümkün olduğu kadar çok çeşit olmalıdır. Her gün aynı meyve ve sebzeyi yemek fayda vermez.

Alkollü içeceklerden alınmaması.

3.Hareket edin!

Hareketli yaşam tarzı geçirenlerde kalp hastalıklarına yakalanma riski azalır.

Sağlıklı insanlar haftada en az 5 saat (günde 30-60 dakika) spor etmelidirler.

4.İdeal kiloda kalın!

Herkes kendi ideal kilosunu hesablamalı ve şişmanlamamaya çalışmalıdır. Çünkü ideal kiloda kalan insanda baskı altında olabilir, kandaki yağ miktarı azalır.

Belin çapı kadınlarda 80 – 88 santimi, erkeklerde ise 94-102 santimi geçmemelidir. Şişmanlık kalp hastalıklarından ölüm riskini arttıran bir faktördür.

5. Basınç normalde tutun!

Kan basıncınızı yükselten davranışlardan ve gıdalardan uzak durun.

6.Kolestrolünüzü gözaltında tutun!

Eğer kolesterol seviyeniz yüksekse, doktor tövsiyəsilə özel diyete başlamalısınız.

7. Şeker hastalığından korunun!

Şeker hastalarının hem de kalp sorunlarından acı çekmesi halleri son yıllarda hızla arttı.

Şeker hastalarında kan şekerinin seviyesi hiçbir zaman normal sınırı aşmamalıdır.
Devamını Oku...

Kalbinizi soğuktan koruyun

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Soğuk hava kalp krizi nin ortaya çıkmasına neden olur. Kış mevsiminde hava soğuk olduğu için doktorlar özellikle bu mevsimde ikaz ederek bildirirler ki, “soğuk havalarda kendinize ve kalbinize dikkat edin!” Çünkü soğuk hava, kalp krizine yol açıyor. Kalp hastalıkları en çok görülen rahatsızlıklardan biridir.

Dünyada ve ülkemizde çok rastlanan ölüm nedenlerinden kabul edilir. Kalp hastalıkları ve kalp krizinin bir çok nedeni var.
Kış aylarında bu nedenlere bir de soğuk hava ekleniyor. Çünkü soğuk hava kalp krizi riskini artırıyor.
Bu riski ortadan kaldırmak için soğuk havalarda daha dikkatli davranmak gerekir.
Hekim Hakan Gözalan, “Bu hususta ne yapılabilir sorusuna ani değişimlerin olmaması gerekir.
Yani sıcaktan soğuğa çıkarken, uzerinizi kapatacak, daha sıkı giyinmek ve daha çok vücutta açık yer bırakmamak gerekir sonra uyum sağladıktan sonra üstünüzü açabilir bilmesini “demiştir. Kalp hastalıklarından korunmak için sağlıklı beslenmek ve düzenli spor yapmak önemlidir.
Kalp zayıflıyorsa ve döyüntülər düzensiz olursa, bal kullanın en yararlı araçlardan biridir.
Kalbi hasta olanlar fazla tuz ve su kullanmaktan sakınmalıdırlar. Kalp hastalıkları olanlar düzenli olarak limon yemeli veya limon suyu içmelidirler.
Doktorlar, 30 yaşından sonra herkesin yılda en az bir kez sağlık kontrolünden geçmesini de öneriyorlar.
Devamını Oku...

Horlama yı önleyen yöntemler

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Horlama;Bir çok insanın hayatını kabusa çeviren horlama aslında sağlık sorunudur. horuldamanın önüne nasıl almak sorununun cevabını bulmaz önce horuldamaya neden olan sorunları tespit etmeniz gerekir. Horlama bizden çok, etrafımızdaki insanları rahatsız ettiği için ciddi problemlere neden olur. Özellikle de hanımlar arasında horlama nedeni boşanma ile sonuçlanır. Horuldamanın önlemenin bir çok yolu var. bu sorundan kurtulmak için birkaç yöntem önerilir.

Bunlara rağmen, horlama sorunundan kurtulmak olamazsanız, doktora başvurmayı tavsiye ederiz.

Horuldamanın önlemenin yollarından biri akşam yemeklerinde ağır yiyecekler yerine daha hafif yiyeceklerin tercih vermektir. Çünkü ağır yiyecekler boğaz kaslarını zayıflatarak horultunu artırır. Özellikle akşamları sebze yemekleri ile beslenmeye çalışmalısınız. Yediğinizi midenizin iyice sindirim etmesi için akşam yürüyüşü çok idealdir. Uyumaya yakın yemek yeməməlisiniz. 2 ya da 3 saat önce yeme içmeyi dayandırmalısınız.

Horuldamaya neden olan başka bir etken ise yatış pozudur. Özellikle sırtı üste yatmak horuldamanı artırır. Bunun için sırtı üste uyumak yerine, yan yatmayı tercih etmelisiniz. Yan yatmak horlamayı hayli azaltır veya tamamen ortadan kaldırır.

Boğazdaki zayıflamalar ve burun tıkanıklıkları da aşırı horuldamaya neden olur. Boğaz içi enfeksiyonları ve boğaz iltihabı da horuldamanın sebeplerindendir. Bu sorunlardan kurtulmak için mutlaka doktor kontrolünden geçmelisiniz.

Eczanelerde satılan burun bantlarını da deneyebilirsiniz. Onların horlamayı önlediği bilinmektedir.

Özellikle aşırı şişman insanlar daha çok horulduyorlar, yani kilo da horuldamanın önemli nedenlerinden biridir. Düzenli egzersiz yaparak fazla kilolardan kurtulmaya çalışmalısınız.

HORLAMA YI ÖNLEMENİN 7 YOLU
1 . Yatış biçiminizi değiştirin. Sırt üstü yattığınızda diliniz boğaza doğru katlanır ve damağa baskı göstererek, garip ses çıkarmanıza, horuldamanıza neden olur. Bu yüzden yan üstü yatmaya çalışın.

2 . Kilonuzu kontrol edin. Fazla Kilo horuldamanın diğer nedenlerinden biridir.
3 . Alkollü içkiden uzak durun. Alkollü içki boğaz kaslarına olumsuz etki gösterdiğinden yatmadan önce içilen alkollü içki horuldamanıza neden olacaktır.

4 . Uyku normanızı bulunuz. Kötü uyku modu horuldamaya yol açıyor.

5 . Burnunuzu açık tutun. Burnunuz bağlı olduğunda ağızdan nefes alıp verdiğiniz için horuldamalı olursunuz. Eğer grip olduğunuz için burnunuz tutulubsa, burun açıcı ilaçlar kullanın ve ılık banyo yapın.

6 . Yastığınızı değiştirin. Yatak ve yastık dolayı sizde oluşan alerjen göstergeler horuldamaya neden olur. Tozlar yastıkta toplanarak, alerjen etkiler yaratır ve nefes almanız zorlaşır. Ev hayvanlarının yatağınızda yatmasına izin vermeyin. Yastığınızı her 6 ayda bir, yastık örtüsünü ise her hafta değiştirin. Yanlış seçilen yastık horultunu azaltırken, boyun ve baş ağrılarına yol açabilir. Bu yüzden dikkatli olun.

7 . Bol su için. Susuz kaldığınızda burun ve yumuşak damağınıza sıvılar azaldığı için horlama ihtimaliniz artıyor. Kadınların günde 11, erkeklerin ise 16 bardak sıvı alması doğru kabul edilir

Bunu paylaş:
Devamını Oku...

Ayakkabınız Ayağınızı sıkıyorsa

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Ayakkabınız Ayağınızı sıkıyorsa ; Beğenip – severek aldığınız ayakkabı ayağınızı sıkıyorsa bunun için çıkış yolu bu ayakkabıdan vazgeçmek değil.

Bazı doğal yöntemlerle favori ayakkabıyı rahatlıkla kullanabilirsiniz. Eğer ayakkabı ayağınızı sıkıyorsa bu demek değildir ki siz, kendi ayak ölçünüzden küçük boyutta ayakkabı aldınız. Bazı ayakkabılar gerçekten de kullanıldıklarında genişler ve sizin ayağ biçiminize uygun bir şekil alır. Tabii ki bu sürecin bitiş sürecini beklemek sağlığınıza zararlıdır. Dolayısıyla sunduğumuz bir dizi pratik yöntemle siz ayakkabınızı genişletilmiş rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Gazete yapraklarını ıslatıp ayakkabınızın içine koyun. Bir gün beklettikten sonra ayakkabınız kısmen yumuşak olacak ve giyildiğinde ayağınızı sıkmayacak.
Ayakkabınız burnu açık bir model irse anılan ayakkabının burnunu sirke ile ıslatıp, sonra burun bölgesine ıslak mendil ile iyice yerleştirip bir gün bekletin.
Saf alkolü sünger veya havlu ile ayakkabınızın içine sürün. Kuruyana kadar bekleyin.
Sıcak hava ayakkabı genişletmek için en pratik üsullardendir. Bunun için ayakkabınızı giymeden önce saç kurutma ile ayakkabınızı biraz havalandırın.
Aynı zamanda ayakkabı seçiminde bazı detaylara fikir vermemizde fayda var.
Sağ ve sol ayağınızın ölçüsünde fark olabilir. Öyleki nispeten büyük boyuta sahip olan ayağınızın ölçüsünde ayakkabı seçin.

Ayakkabı almak için en uygun zaman akşamdır. Çünkü sabahları ayaklar rahat olduğundan yarım ölçü de olsa sizi yanıltabilir. Ama akşam ayakkabı alırsanız, bu sizin için en uygunu olacaktır. Çünkü günün yorgunluğu sonucu biraz ayaklarımız sabahki boyutuna oranla şişdiginden kendi ölçünüzü seçmekte yanılmazsınız.

Eğer listelenen üsularla ayakkabınızın genişledilmesini elde edemediiseniz bunu herhangi ayakkabı tamircisinde de çözebilirsiniz. Ayyakkabının ön taraftan sıkmaması için belli bir süreçte (kalıp yerleştirmekle) bu ayakkabıyı yarım ölçü büyütmek mümkündür.
Devamını Oku...

Bilardo oynamanın 8 Büyük Faydası

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Bilardo oynamanın 8 Büyük Faydası ; Kopenhag Üniversitesi’nin son araştırmalarına göre bilardo

Bilardo oynamanın 8 Büyük Faydası
Bilardo oynamanın 8 Büyük Faydası
oynamanın insan vücudu büyük faydaları vardır.Bilardo oynamanın avantajlarını sizlere sunuyor.

1- yaşlanma geciktirir
Oyun boyunca aktif hareketle pasif hareketler gerçekleştiği için kaslar hem yorulmuyor, hem de hareket etmekle kendi tonusunu saklamış olur.

2- Konsantrasyon becerisini arttırır
Bir şey üzerinde odaklanmak insanın mutlu olması ve amacına ulaşması için esas gerekli amillerdendir. Bilardo oynarken insanlar kendi hedeflerini (kiy topu ve hedef topu) düzgün seçmeye, seçilmiş hedeflerine uygun bir açıdan bakmaya istenmektedir ve bu da onların odaklanma becerisini geliştirmiş olur.

3- kalori yakmakta yardımcı olur.
Sıradan bir 8-top veya 9 top oyununu bitirenedek oynamış oyuncu bilardo masası etrafında ortalama 100 devre vurur ki, bu da yaklaşık 1 km mesafe kat etmek demektir. Daha çok oynamakla daha fazla kalori yakmak da mümkündür.

4- Esneklik ve gerilmeyi artırır, denge koruma yeteneğini güçlendirir.
Bilardo oynarken oyuncular normalde gerilebilir bileceklerinden daha fazla gerilmeye mecbur olurlar. Bu onların kiy toplarına istedikleri açıdan vura bilmeleri için mutlaktır. Sürekli gerilmek ve yeniden doğrulmak kas esnekliğini artırır. Bazen bir ayak üstünde bile durup vuruş yapmaya mecbur olan oyuncuların denge ve denge yaratma becerileri da gelişmiş olur.

5- Soğukkanlı olmayı öğretir.
Ayrıca araştırma gösterdi ki, sürekli  bilardo oynayan insanlar oynamayanlarla kıyasla feci durumlar karşısında daha soğukkanlı olabiliyorlar ve düşünmek gereken anlarda kontrollarını kaybetmeden açıkça düşünmeyi daha iyi bilirler.

6- Zihinsel güçlendiriyor.
Oyun boyunca durmadan geometrik alıntılar yapmaya çalışan, hayali planlar kuran oyuncular eylenmekle birlikte hem de zihin jimnastiği yapmış olurlar. Bu da gelecekte onları daha güçlü ve keskin bir zihine ship olurlar.

7- Seçim yapmak ve karar vermek becerisini oluşturur.
Sürekli bilardo oynayan oyuncular daha isabetli ve kararlı şekilde tercih edebilirler. Bunun nedenlerinden biri, onların oyun boyunca durmadan tercih etmeleri. Her zaman birkaç vuruş pozisiyası oluşur ve oyuncu onlardan hangisini daha iyi vurabileceğini düşünüyor ve durmadan tercih ediyor. Bu onlara hiç tercih etmeyen, monoton bir hayat yaşayan kişilere göre daha kararlı adım atmak yeteneği vermiş olur.

8- Görme yeteneğini kaybetmeye izin vermez.
Durmadan daha yakına ve uzağa bakmakla oyuncular göz kaslarını antrenman yaptırıyorlar ki, bu da gözü daima tonusda barındırıyor. Sağlam ve esnek olan kaslar ise göz almasını gerektiğinde daha güçlü sata bilirler. Böylece, daha etkili uzak görme elde edilir.

Bilgisayar oyunları ve filmlerden ayrılıp bilardo gibi oyunlara meyletmeniz size hem dostlarla güzel vakit geçirmek, yeni insanlarla tanışmak fırsatı verecek hem de organizmanız için birçok faydalar sağlamış olacak. Hoş eğlenceler.
Devamını Oku...

Gülmenin faydaları nelerdir

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Gülmenin faydaları nelerdir ;Sabah uykudan uyanınca el-yüzünüzü yıkamadan önce 1 dakika gülün. Yarattığı etkiyi hissedeceksiniz. Çünkü kahkaha ağrı kesici ve anti-depresyon etkisine sahiptir. Gülüşün daha çok yararları ve etkileri hakkında bu yazıda sizin için kapsamlı bir araştırma yaptık.

Gülmenin faydaları nelerdir
Gülmenin faydaları nelerdir
Gülmenin onaylı faydaları

Çocuklar günde ortalama 400 kez, yetişkin insanlar ise maksimum 17 kez gülmelidirler.

Gülüşün bilimsel olarak doğrulanmış faydaları:

Hormonları dengeler. Bu da, genel olarak bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve daha az hastalanmanıza neden olur. •

Endorfinin salgılanmasını sağlar. Bu, hem de, spor yaparken ifraz ettiğimiz hormondur. •

Ağrı kesici ve insanın kendini iyi hissetmesi gibi etkileri var. Stresi belli miktarda azaltır. •

İyi egzersizdir. Diyafram, yüz, karın kasları, omuzlar ve kalp için iyi egzersizdir. •

Günde 100 kez gülmek 10 dakika kürekçekme aletinde veya 15 dakika bisiklette spor yapmaya eşittir.

Duygusal esneklik sağlar. •

 Sosyal avantajları var. Daha çok kahkaha sizin daha da sosyal olmanıza, daha fazla insanı dahil etmenize ve çevrenizdeki insanların da gülmesine neden olacaksınız. Aynı zamanda da kariyeranıza da olumlu etkileri olacaktır. •

Gülüş yogası nedir?

Hintli doktor Mandan Katara kahkaha konusunda yapılan araştırmalardan etkilenerek 2005 yılında Gülüş Yoqasının temelini attı. Gülüş Yogası uzun süre solunum meşqlerinin devamı olarak yapılır. Bu yoganın bazında diyafram solunumu ve spor hareketleri dayanır. Gülüş Yoqasında ilk seanstan itibaren sonuç almak olur. Özellikle de, çok ağır stres ve baskı altında olan kişilerde sık etkisi olur.

Tek gülmekdense birlikte gülek …

Esasen, bu yoga da gurup olarak yapmak daha faydalıdır.Çünkü gruptakilerin verdiği enerji çok yüksek olur. Grup olarak da gülmenin limiti yok. Aynı anda herkes gülebilir ve pozitif enerji ile kendinizi tatmin edersiniz.
Devamını Oku...

Boyun kıtlatan lar mutlaka okusun

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Boyun kıtlatan lar için uyarı ; Genellikle parmaklarımızı, boynumuzu kıtlatırız. Sanki bununla canımız huzur bulurDoktor Donald Unqer parmak kıtlatmanın zararlı olup olmadığı ile ilgili 60 yıl boyunca araştırma yaptı.Boyun kıtlatanlar

Boyun ve el parmak kıtlanma araştırmasının sonucuna göre;

Parmakların eklemleri arasındaki gaz körüklenerek çıkarılıyor ki, bu da onları rahatlatır ve hareket kabiliyetini artıyor. Genel neticede parmakları kıtlatmak yararlı bir hareket olarak kabul edilir.

Boyun cıtlatmanın zararları ; Maalesef aynı şeyi boyun için demek uygun olmuyor. Boyunu kıtlatmak eklem iltihabı, kireçlenme ve diğer ciddi eklem hastalıklarına neden olmasa da, omurgada olan eklem sıvısından (sinovial sıvı) oksijen, azot ve karbon gibi gazların kabarcıklar halinde üretilmesine neden olur. Eklem arasına yerleşmiş gazların yerlerini terk etmeleri de boynunuzda bir anlık rahatlama yaratıyor. Ancak boynunuzu kıtlatmak kemiklerinizin yerinden oynamasına ve bağların yıpranmasına yol açıyor. Bu da boyun kemiklerinizin başınızın ağırlığı altında zamanla ağırlaşmasına yol açıyor. Çok rahatlatıcı olsa da, boynunuzu her kıtlattıgınızda kronik boyun ağrılarına yol açtığınızı bilmelisiniz.
Devamını Oku...

En iyi kahvaltı nasıl olur

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
En iyi kahvaltı ; Diyetisyenler ve doktorların genel görüşüne göre, en faydalı kahvaltı yulaf yarması lapası. Her sabah 1 porsiyon yulaf yarması sıyığını yiyen insan kendini birçok hastalıklardan koruyabilir. Bu yulaf lapası yararlı ve tedavi edici özellikleri arasında:





En iyi kahvaltı yulaf lapasının faydaları nelerdir
kanda kolesterolün seviyesini düşürür ve böylece aterosklerozun oluşmasını önler. Ateroskleroz kalp-damar sistemi hastalıklarının, özellikle kalp krizi ve insultun esas sebebi sayılır.
Stresi azaltır, ruh ruhiyyeni geliştirir, insanı daha zinde ediyor.

Hızlı tokluk hissi yaratır. Kanıt olunub ki, kahvaltı sırasında yulaf yarması sıyığını yiyen insan yemeği sırasında daha az yemek yer. Bu ise kilo vermeye yardımcı olur.

En iyi kahvaltı nasıl olur
En iyi kahvaltı nasıl olur
Mide-bağırsak sistemine çok olumlu etkiler, sindirim süreçleri geliştirir. Midede küçük yaraların ve eroziyaların iyileşmesini hızlandırır.
Saç, tırnak ve cildin durumunu iyileştirir.

Organizmayı zararlı maddelerden (toksinler, cüruf, ağır metallerin tuzları vb.) Temizler.

Kabızlık zamanı çok iyi yardımcı olur.

Pişmiş yulaf yarması daha faydalı sayılır. Sıyığa yağ, kuru veya taze meyveler, şeker, bal, baharatları (tarçın, vanilya, sarıkök, zencefil) eklemek iyidir. Kilo vermek istiyorsanız, sıyığa hiçbir şey katmayın (baharatları ilave edilebilir).

Yulaf yarması yulaf yarması lopalarından (gerkules gibi) daha yararlıdır. Dolayısıyla yarmadan kullanmak daha iyidir.
Devamını Oku...

Sol yan üstü yatarken vücutta ne oluyor?

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Sol yan üstü yatarken vücutta ne oluyor ; Uyku pozu sağlık için çok büyük önem taşımaktadır! Uyku vücudun tam dinlenmesi, bizim maksimum enerji yığmağımız için çok önemlidir. Az ve kötü yatan adamların sihhatinde zamanla genellikle ciddi sorunlara neden, kronik yorgunluk, cilt renginde solgunluk ve kötü ruh hali görülür.Gerçi, bu biraz garip geliyor, ama sol yan üstü uyumanın sağlık için pek çok avantajı var. 

Sol yan üstü yatarken vücutta ne oluyor
Sol yan üstü yatarken vücutta ne oluyor
Lenf yönü üzere sol tarafa doğru akıyor. Vücudunun sol tarafı lenfatik sistemde yönetici terefdir.Lenf kendi yolunda lenf düğümlerini açmak ve sol tarafa aptal için protein, metabolit, glikoz ve atıklar salgılar.

Mide ve pankreas sol tarafa doğru eğilir. Eğer sol yan üstü kısa süre istirahat etseniz, bu, sindirimin iyi işlemesine yardımcı olacak. Bu zaman gıda doğal şekilde hareket edecek, mide ve pankreas bezinin enzimleri aracılığıyla ayrılacak.

Sol yan üstü uzanmak karaciğerin temizlenmesine gibi enzimlerin sindirim yönüne doğru salgılamasına, mide asidinin zərərsizləşdirilməsinə ve yağların emülsiyon haline düşmesine yardımcı olacak.

Sol tarafa yatmağın esas sırrı şu ki, bu, zehirli maddelerin de üretilmesine olanak sağlar. Ince bağırsak besinleri yoğun bağırsağa boşaltmazdan önce zehirleri vücudun sağ blok valflere taraf bırakıyor. Yoğun bağırsak vücudunun sağ tarafından, karın boşluğundan geçer ve sol tarafına doğru iner.

Sol tarafa uyku zeherlerin hareketini stimullaşdırmağa ve onları basit yolla yoğun bağırsaktan hariç sağlar. Bu zaman zehirler çok kolayca bağırsağa doğru hareket eder ve sabah onların giderilmesi süreci basitleştirilmiş olur.

Kalp fonksiyonu iyileşiyor. Kalbin% 80’den fazlası vücudun sol tarafında yer alır. Aort ise vücudunun en büyük arter sayılır ve dolaşım vücudun aşağısına enməzdən önce kalbin büyük bölümünün sol tarafından çıkıyor. Yani, sol tarafa geçince kalp dolaşım sürecini daha kolaylıkla yerine getirir.
Devamını Oku...

Yaşlanmayı geciktiren içecekler

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Yaşlanmayı geciktiren içecekler ; Yüzyıllar boyunca insanlar genç kalmanın sırrını arıyor. Âlimler de bu sırrı çözmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Geçenlerde onlar insanı genç tutan içeceklerden oluşan liste hazırladı. Bu listede yaşlılığın önleyen 7 çeşit içecek yer alıyor. 

Yaşlanmayı geciktiren içecekler
Yaşlanmayı geciktiren içecekler
1. Yeşil çay
Çin’de milli içecek sayılan çay eski zamanlardan beri halk tıbbında yaygın kullanılmıştır. Doktorlar bu içeceğin uzunömürlülüye doğrudan etkisini kaydeder. Bu çayın içerdiği enzimler, hatta, kanser hücrelerini yok ediyor. Özellikle çay akciğer, meme ve cilt kanseri ile mücadelede etkilidir. Ayrıca, çay beynin fealiyyetinide güçlendiriyor. Bilimsel deney sonucunda anlaşıldı ki, günde iki bardaktan fazla yeşil çay içen insanlarda yaddaşsızlığa iki kez az rast gelinir.

Mekke çayı
Arap ülkelerinde kullanılan bu içkiye “tüm dertlerin ilacı” denir.Bu çayın içeriğindeki kırmızı enzimler vücuttaki iltihap süreçleri önler ve böylece yaşlanmayı lengidir.Ayrıca, bu içecek diüretik etki verir.amma mide bozukluğundan muzdarip olanların mekke çayı ile dikkatli olmak önerilir. Belki zaman, o mide turşuluğunu artırır.

3. Kahve
Çoğu için enerji kaynağı sayılan bu içki, sen deme, yaşlanmanın da önler. Bilimsel araştırmalar sonucunda ortaya çıktı ki, kafein sayesinde hücrelerde başlayan yaşlanma sürecini yavaşlatmak olur. Ayrıca, kofeinyaşla oluşan sinir sisteminin hastalıkları ile de mücadele ediyor. Çoklarının sevdiği bu aromalı içecek pankreas bezinin glikoza hissiyatını artırır. Buda gelecekte diyabet hastalığının oluşma riskini azaltır.

4. Kakao
özellikle, çocuklar tarafından sevilen içkide bu listede yer aldı. Harvard Üniversitesi’nin bilim adamı Norman Gollenberq bu alanda bir dizi incelemelerde bulundu. O bele sonuca ki, kakao kalp-damar hastalıklarının önüne geçer. Yaşlı insanların en çok sıkıntı çektiği öyle insult ve kalp krizi. Ayrıca, kakao beynin fealiyyetinide artırır. Belelikle, biz kakao zevk almakla birlikte, hafızamızı da güçlendiriyoruz.

5. Domates suyu
Domates suyunun önemli avantajı, içerdiği likopindir. Özelliklerine göre vitamin A ‘ya yakın olan bu enzim kanserle mücadele ediyor. Likopin kabul eden erkeklerde prostat bezinin kanseri daha az rastlanır. Likopinin cilde de etkisi vazgeçilmezdir. Bu enzim kollagenin oluşmasına neden olur. Kollajen sırayla kırışıklıkları giderir. Bundan sonra hanımlar kollageneffektli kremleri domates suyu ile yerini alabilir.

6. Kalça demlemesi
Tarihi elyazmalardan bilinmektedir ki, eski zamanlarda kuşburnu meyvesini Xeze, atlasa, kadifeye girdi. XVII yüzyılda Ruslar savaşta yaralanan askerleri savaşa kuşburnu aracılığıyla sağaldıblar. Doktorlar kalça demlemesinde sarğını ıslatıp yaralara basıblar. Bu da yaranın daha çabuk iyileşmesini etti. C vitamini ile bol kalça bağışıklığı de berkidir ve Organizmin hastalıklara devamlılığını artıyor.

Kırmızı şarap
Şarabı “delikanlılık eleksirine” çeviren, içerdiği resveratrol enzimi.Bunun sonucunda şarap insan ömrünü kısaltan hastalıkların önler.Ama şarapla da dikkatli olmak gerekir. Alkollü içkinin kabulü hoş olmayan sonuçlar verebilir. Doktorlar erkeklere haftada iki kez, hanımlara ise bir Bokal artık şarap içmek tavsiye görmüyorlar.
Devamını Oku...

Karnı üzerinde uyumanın zararları

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Karnı üzerinde uyumanın zararları ; Uzmanların görüşüne göre, gece sürekli karın üstü yatmak insan sağlığına ciddi zarar verebilir. Bu pozizyonun 7 esas tehlikesi var:

1. Karnı üzerinde uyumanın kan damarları sakılmış durumda kalır, baş beyinin kanla sağlanması bozulur. Bu  ise sabah baş ağrılarına ve diğer bozulmalara neden olabilir. Bu pozizyon özellikle yaşlı insanlar için tehlikelidir ki, onlarda bu durumda insultun ve ani ölümünün riski artıyor. 

Karnı üzerinde uyumanın zararları
Karnı üzerinde uyumanın zararları
2.  Karın üstü yatmak ayrıca boyun bölgesi  için zararlıdır.

3. Bu durumda yatan insanın göğüs sıkışır ki, sonuçta akciğerler kötü çalışır, organizmanın oksijen sağlanması keskin bozulur.

4. Ayrıca bu poz beyaz ciğerin sağlığı için de ziyanlıdır – sıkılmış durumda kalan akciğerde durgunluk oluşur ve sonuçta iltihabın riski artıyor.

5. Bilim adamlarının görüşüne göre, bu pozda yatan kadınlarda meme kanserinin riski artıyor.

6. Bu pozizyon yüz derisinin durumu için çok zararlıdır- deri dartılır, sıkılıyor ki, sonuçta bu pozizyonda daim yatan insanda kırışıklıklar daha hızlı oluşur.

7. Erkeklerde bu pozizyon cinsiyet sisteminin etkinliğine olumsuz etkiliyor ve uzmanların görüşüne göre hatta impotensiyanın gelişmesine neden olabilir.
Devamını Oku...